Evet canlar bugün bir seri filmi tanıtarak sizlere ağlak bir dünyanın kapılarını açmak istiyorum. Birinde ağlamadın mı, bir sonrakini izle, elbet birinde ağlayacaksın. Ama en ağlak olanını ilk olarak anlatmak istedim. Ya da beni en çok ağlatanı diyelim... 
Han Ji Won ve Lim Chang Jung gibi yetenekli oyuncuların filmi göklere çıkardığına tanık olabilirsiniz. Çocuk masumiyetinin, yoksulluğun, zayıflığın sizi ciğerinizden tutup sarstığı bir film olabilir uyarayım bir önce. Çok fazla alengirli sözlere gerek yok aslında. Eğer zamanınız değerliyse, kalitesiz yapımlardan, balon köpüğü senaryolardan sıkıldıysanız bu film size ilaç gibi gelecek.



Adı: Miracle on 1st Street
Yönetmen: Yoon Je Kyeong
Yazar: Yoo Seong Hyeob
Türü: Dram, Romantik, Komedi, Spor
Süre: 113 Dakika
Yıl: 2007



1. Sokaktaki Mucize... Kentsel yapılaşmanın balyoz vurduğu ya da vurmak için can attığı bir kenar mahallenin derme çatma gecekonduları arasında geçmektedir hikayemiz. Arazide kalan üç beş evi yıktırmak için üç kuruş paraya insanları kandırmak ve onları evlerini satmaya zorlamak için bir adam göndermiştir karnı tok, sırtı pek adamlar. Ama bu adam bu küçük mahalleye geldiğinde fark edecektir ki, bu insanlar zaten insan gibi yaşamamaktadırlar. Adam kendi rahatı için mahalleye su getirtir, internet bağlatır. Ve bir anda çocuklar arasında sanki bir kahraman gibi görülür. Evet esas oğlumuz ta kendisidir. 
Hikayedeki diğer karakterlere gelecek olursak esas kızımız da var tabi ki. Babası eski boks şampiyonudur. Ancak bir maç sonucu felç kalmıştır. Kızı da hem çalışıp felçli babasına bakar, hem de babasının boks hayallerini devam ettirir. Ancak acımasız hayatta bu pek de kolay olmayacaktır.
Ana karakterler haricinde bir de fakirliğinden utanıp çalıştığı yerdeki hoşlandığı adamdan yaşadığı yeri gizleyen bir kızımız da vardır. Aklı havada kızımızın annesi canla başla çalışmaktadır. Ama kızımızın akıllanması için daha büyük şeyler gerekmektedir.
Ayrıca bir de benim filmde en çok ağladığım ve en çok güldüğüm sahnelere sahip iki küçük kardeş bulmaktadır. Anneleri onları kağıt toplayarak geçimini sağlayan mide kanseri dedelerine bırakıp gitmiştir. Ancak dedelerinin hastalığı ortaya çıkınca bu iki çocuk kağıt toplamaya başlayacaktır. Küçük boylarından çok büyük yükler taşımaktadırlar. Bu iki çocukla mahallenin zengin veletleri dilenci diye dalga geçmektedirler. Ancak kötü adam amcaları onları koruyacaktır.
Sefalet içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar, sabırları taşan zengin kodamanlar mahalleyi insanlar evlerindeyken yıkmaya karar verirler. Herkesi yaka paça dışarı atarlar, zorla evlerini ellerinden alırlar. Ama elbette ki hayat bu kadar acımasız olamaz değil mi? Sabreden elbet bir gün mutlu olacaktır. Benim gibi kötü sonla biten filmlerden tiksinti derecesinde nefret edenler varsa merak etmesinler, bu film ne kadar üzse de ağlatsa da sonunda izleyicinin gönlünü almayı biliyor. İyi seyirler! ^^

"Başkalarının kalbine çivi çaktınız, bunun hesabını vererek öleceksiniz. Tek istediğim yağmurdan ve rüzgardan korunacak bir yerdi. Neden hayatımı mahvediyorsunuz?

0 yorum Blogger 0 Facebook

Yorum Gönder

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top