Bizim bildiğimiz şekliyle Saraydaki Mücevher...
Evet bu diziyi Türkiye'de Kore'ye ilgisi olan herkes biliyordur eminim ki. Hatta bilmeyeni döverler o derece. Eveeet benim Kore serüvenimin fitilini ateşleyen yapımdır kendisi. Hani her Kore hayranına gelen bir soru vardır neden Kore ya da nasıl başladın Kore'yi sevmeye diye. Ben her seferinde aynı cevabı veririm. "E canım sıkılıyordu. TRT1'de akça pakça çekik çekik kızların olduğu bir dizi buldum. Zaman geçirmek için izledim. Ertesi gün, ertesi gün derken bir bakmışım çok geç olmuş." :D Lise 1 sonu lise 2 başı gibi TRT1 sayesinde tanıştığım bu dizinin beni bu denli etkileyeceği kimsenin aklına gelmezdi. Şöyle bir baktım da 8 yıl olmuş Kore hayranlığına adım atalı. :) Ondan önce Denizler İmparatoru'ndan da bir kaç bölüm izlemişliğim vardı, ama bu kadar bağlayamamıştı beni kendine. Bir gün zap yaparken açıverdim bu diziyi 5 dk izler değiştiririm ön yargılarıyla izlemeye başlamış olsam da ileriki günlerde dizinin tüm bölümlerini dört gözle bekledim. Ki zaten o ilk açtığım bölüm de dizinin 2. ya da 3. bölümüymüş meğerse. Yani pek de bir şey kaçırmadan başlayıp hemen olaylara adapte olabildim. Bir kaç gün sonra diziyi soluksuz izlediğimi gören annem de bana katıldı. Evet artık o da bir Saraydaki Mücevher bağımlısıydı. İkimiz de ağır müptelası olmuştuk dizinin. Okuldan koşa koşa gelip bu diziyi izlediğim zamanlar oldu. Dizi bittikten sonra en baştan yeniden yayınladıklarında bile izledik sıkılmadan. Ayrıca bu dizi Nichkhun'un annesinin de en sevdiği Kore dizisiymiş. Neyse...



Adı: Dae Jang Geum
 Yönetmen: Lee Byoung Hoon
Yazar: Kim Yeong Hyeon
Türü: Tarihi, Dram, Biyografi
Bölüm Sayısı: 54
Vizyon Tarihi: 1 Eylül 2003
Şirket: MBC



Başroldeki kızmız Lee Yeong Ae, şimdilerde kırklı yaşlarında, evli ve ikiz çocuk sahibi bir acummadır. Dizimizde Jang Geum adında olsa da, bizim Türkler bu ismi Canggema olarak çevirmişlerdir. Kızımızın annesi eski bir saray ladysidir. İftiraya uğrayıp öldürülmüş ve geriye de küçük kızı kalmıştır. Bu kızı da çocuğu olmayan şirin bir köylü çift bularak büyütmüştür. Çocuk yeteri kadar büyüdüğünde de saray ladysi olarak yetiştirilmek üzere saraya verilir. Saraya girerek annesine atılan iftirayı ortaya çıkarıp ona itibarını geri vermeyi amaçlamaktadır kızımız. Ve bitmek bilmeyen macerası başlar. Önce sarayın mutfağında başarı üstüne başarı kazanır. Sonra da doktorluk alanından kendini geliştirir. Ve Kore'nin en ünlü kadın tıpçısı olarak anılır.



Dae Jang Geum, Kore tarihindeki gerçek bir karakterdir. Biraz da efsaneleştirilerek bu tarihi kişinin hikayesi anlatılıyor bu dizide. Şöyle ki;
"16. yüzyılın başlarında yaşamıştır. Kore tarihinin ilk bayan Kraliyet Hekimi'dir. Her ne kadar ayrıntıları belirsiz ve yüzeysel olsa da Joseon Hanedanlığı'nın Vakayinamesi 'nde yedi kez bahsedilmektedir. Bununla beraber, Kral Jungjong'un Jang Geum'nın tıbbi bilgisinden memnun kaldığı ve ona, kraliyet ailesinin üyelerinin bakımını verecek kadar güvendiği bilinmektedir. Bundan sonra, Jang Geum, sarayın üçüncü en yüksek rütbeli memuru haline gelmiştir ve isminin önüne eklenen (Korece'de "büyük" anlamına gelen) Dae unvanını almıştır."



Ama dizimizde başına gelmedik kalmaz kızın. Lan artık ben verem oldum bırakın şu kızcağızı dersiniz, yine de bırakmazlar. Tuzaklar kurarlar, kuyular kazarlar, başına çoraplar örerler, iftiralar atarlar, sürgüne yollarlar. 54 bölümlük dizinin neredeyse her bölümünde farklı bir musibet gelir başına bu zavallı kızın.



Bu maceralarda onun yanında üvey ailesi, yakışıklı komutan Jungo Min ve öğretmeni olan Lady Han bulunacaktır. Bu musibetlerde zaman zaman onunla birlikte savaşıp ona destek olacaklardır. Karakterleri tek tek anlatıp analiz yapmayacağım bu yazımda. Bu yazımda daha çok içimi dökmek istediğimden gerek olmadığını düşünüyorum.



Ama saray saray değil ki anacım, bizim Muhteşem Yüzyıl dizisi halt etmiş. Lady Choi ve komutanımıza aşık yiğeni, ana kraliçe, saray sekreteri... ve daha niceleri kızımızın annesinden emdiği sütü burnundan getirecektir. Diziyi "ne olursa olsun kızımıza bir şey olmayacak, bir yolnunu bulup kurtulur mutlaka" mantığıyla izlerseniz çok üzülmezsiniz. Lakin kendinizi kaptırırsanız televizyonla kavga eden teyzeler gibi olmanız içten bile değil. Tecrübe ile sabittir. :D 



Spoiler gibi olmayacaksa sonu iyi bitiyor. O kadar kahra, derde, kedere katlanmasının sonunda ödülünü alıyor en azından. Yoksa bu dizi cidden verem edebilir insanı. Tüm o olaylar dışında diziyi izlerken Kore kültürüne, özellikle Kore yemeklerine dair her şeyi öğrenebiliyorsunuz. Evet bu efsane dizinin yazısının da sonuna geldik. :)

0 yorum Blogger 0 Facebook

Yorum Gönder

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top