Dün Ordu'lu bir arkadaşımla konuşurken bir anekdot geldi aklıma. Güney Kore'ye gitmek isteyen Orduluların geri gönderilebileceği ile ilgili. Nerede okudum acaba ben bunu yahu, kendim mi uydurdum acaba gidip gelmelerimden sonra bir bakayım dedim ve yer imlerimin derinliklerinde kaydettiğim şu yazıları buldum. Uzuuun bir zamandır bir gün paylaşırım telkinleriyle tuttuğum bu üç yazıyı sonunda sizinle de paylaşmak isterim. Bu yazı dizisi eski bir yazı aslına bakarsanız, 2005 yılından kalma. Ama okumak isteyebileceğinizi düşündüm. Bu bilgilendirici yazının sahibi Selim Efe Erdem'e de teşekkürlerimi iletiyorum. :)




Vize istenmiyor
Güney Kore vize istemiyor ancak ülkeye gelen Türklerin hemen doğum yerine bakılıyor. İstanbul doğumluysanız konukseverlik ve giriş izni hazır. Ama Ordulular ilk uçakla geri gönderilebilirler.
Paralar simsarlara
1997'de Düzcelilerle başlayan kaçak işçi yolculuğunda sıra, 2002'de Ordululara gelmiş. İşçi simsarlarına 4-5'er bin dolar ödeyip kaçak çalışmak üzere Seul'ün yolunu tutmuşlar. Günde 18 saat çalışıp, fabrikada yatıp kalkan Türkler, Güney Kore'nin taşının toprağının altın olmadığını anlamış. 
Dönecekler ama...
Düzceliler dönmüş, Seul'de az sayıda Adıyamanlı ve yüzlerce Ordulu kalmış. Çoğu dönmek istiyor ancak daha simsarlara verdikleri parayı bile çıkaramamışlar. Bu ülkeye gelmek isteyenleri, "Seul merkezinde Türk olmak itibarlı ama biz işçiler Üçüncü Dünya insanları gibiyiz" diye uyarıyorlar.

SEUL/PUSAN - Türküm dediğinizde kendi ülkenizdekinden daha büyük itibar görebileceğiniz başka bir memleket olabilir mi? Eğer turist, iş adamı veya öğrenciyseniz Güney Kore'de Türkiye dahil dünyada hiçbir ülkesinde göremeyeceğiniz saygınlıkla karşılanabilirsiniz. Konsolosluk kapılarında vize ve gümrükte ikinci sınıf ülke vatandaşı kuyruğuna girmez, otel, lokanta ve alışveriş merkezlerinden ayrıcalıklı hizmet alabilir, yaşlılardan Kore Savaşı'nda dedelerimizin kahramanlıklarını ve gençlerden Dünya Kupası'ndaki Türk Milli takımı anılarını 'Ooo, Hasan Sas' şeklinde dinleyebilirsiniz. Bağımsızlığa katkısının yanı sıra Kore'de Müslümanlığı Türk askerine borçlu olduğunu söyleyen İslam Federasyonu'nun 'İslamiyetin 50. yılı' kutlamaları nedeniyle Türk olmak bu yıl Seul'de size ayrı bir değer katıyor. Tabii eğer Türk pasaportu taşıyor ama Ordulu değilseniz...

Yaşadıkları bölgeyi bilmiyorlar
Kendilerine yeni bir hayat kurma umudu veren işçi simsarlarının kurbanı olan yüzlerce Türk, Seul'de 'en alttakiler' arasında. Günde 18 saat çalıştığı fabrikada yatıp kalktığı için yıllardır yaşadığı bölgeyi bile bilmiyor, yakalandıklarında hiçbir kazancını alamadan ellerinde sadece kayıp yıllarıyla Türkiye'ye geri dönüyorlar. Sayılarının 2 bine yaklaştığı sanılıyor.
İstanbul Atatürk Havalimanı dış hatlar terminalinden Seul uçağına binerken İstanbul'dan Ankara veya İzmir'e gider gibiyiz. Ülke sınırlarından içeri girebilmemiz için ev tapusu ve banka mevduatına varan 'işimiz bittiğinde ülkemize geri döneceğimize dair' teminatlar isteyen Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin aksine Türkiye'ye vize uygulamayan Güney Kore'ye iç hatlar seferi yapıyoruz adeta. Seul Havalimanı Incheon Int'l Airport'a inip pasaportu uzattığımızda gümrük memuru önce üzerindeki ay yıldıza, sonra üzerinde parmağını gezdirdiği doğum yerimize ve yüzümüze bakıyor. İstanbul doğumluysanız pasaportunuza hemen üç aylık giriş izni işleniyor ve güler yüzle 'Hoş geldiniz' deniyor . Ama il Ordu özellikle ilçeniz Fatsa ise, Seul'e ayak basamadan havalimanından ilk uçakla Türkiye'ye iade edilebilirsiniz. 1997 yılında Düzcelilerle başlayan, 2000 yılında Adıyamanlılarla devam eden Güney Kore'ye kaçak işçi yolculuğunda 2002'de sıra Ordu Fatsalılara gelmiş. Türkiye'den vizesiz gidilebilecekken 4-5 bin dolar alarak 'Sizi Güney Kore'ye götürürüm' diyen işçi simsarları çoğunluğu çiftçi çocuğu gençleri kaçak işçi olarak Seul'e götürüyor. 'Çalışacak bir iş yeri bulması' için bin-2 bin dolar arasında ikinci bir ücret ödeniyor. Daha önce Türkiye'ye gelmiş Koreli iş adamlarıyla bağlantı kuran simsarların işe yerleştirdiği fabrikalarda yatıp kalkan, yemek ve uyku dışında günün 18 saati çalışan Türk işçiler, Kore'ye giriş ve iş bulmaları için işçi simsarlarına verdikleri parayı yaklaşık bir yıl çalışarak geri alabiliyor. Pek çoğu geldiğine pişman, ailelerine mahcup olmamak için biraz para biriktirdikten sonra Türkiye'ye geri dönebilmek düşüncesinde. Düzceli hiç kalmamış, az sayıdaki Adıyamanlıyla birlikte Orduluların da neredeyse tamamı, 'Simsarlara inanıp da buraya gelmeyi düşünen varsa bir kez daha düşünsün. İş bulabilseydik, şartlarını bilseydik buraya hiç gelmezdik' diyor. 

Ekonomik krizden Uzakdoğu'ya
Korelilerin kendi vatandaşları yerine Türk işçileri tercih etmesini
'Korelilere 8 saat için aldıkları ücreti Türklere 13-18 saatlik mesailerin toplamı olarak veriyor, ayrıca hiçbir sosyal güvenlik ödemesi yapmıyorlar. Ayda bin dolar veriyorlar. Hiçbir Koreli bu şartta çalışmaz' diyen Kore Türk Dostluk Derneği Başkanı Ordulu Özer Ardoğan, simsarlarla bağlantı kurup Seul'e gidişini ve yaklaşık dört yıldır orada yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Ekonomik kriz vardı ve ortaokul mezunu bir genç olarak Türkiye'de iş bulamıyordum. Simsarların Güney Kore'ye işçi götürdüklerini duydum ve bir şebekeyle irtibata geçtim. Tanıdığı şirketlerden davetiye çıkarttı, Kore'ye turist vizesi aldık. Bütün işlemlerimi 3 bin dolara bitirdiler. Engin, Atilla, Suayyip, Ali ve İlhami'yle birlikte 2002'de İstanbul üzerinden iki günlük gemi yolculuğuyla önce Malezya'ya, ardından Güney Kore'ye geldik. Buraya gelen ilk ekip olarak ben Uluğbeyli, diğer altısı Fatsalıydı. Bizden sonra 150 kişilik grupların geldiği oldu. Simsarlar Kore'ye geliş için adam başı ortalama 4 bin dolar aldı. İş bulmaları için simsarlara ayrıca para ödedik. Kaçak işçi simsarlığında çok büyük paralar dönüyordu. 
Türkler bölgedeki tekstil fabrikalarında en fazla iki ay içerisinde işi öğreniyor ve kumaşı dikme, boyama ve işlemeyle uğraşıyor. Üç aylık vize bitiminde kaçak durumuna düşülüyordu ama Dünya Kupası nedeniyle güvenliği sağlamak ve tüm kaçak işçileri kontrol altına almak için hepimize bir yıllık vize verildi. 2003'te bunu 5 yıla çıkardılar. Ama bu yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan burayı ziyaret ettikten sonra verdikleri beş yıllık E9 vizesini iptal ettiler ve yine kaçak durumuna düştük. Koreliler Türkiye'den işçi transferi istemiş ama başbakanımız 'Ben bu ücretle vatandaşımı çalıştırmam' demiş. O rakamlarla Türk işçi çalışmasın ama en azından buradaki işçilerin sorunu çözülsün. Hastaneye bile gidemiyoruz. Her gün bir arkadaşımız yakalanarak sınır dışı ediliyor. Yıllardır burada çalışan bir arkadaşımız 50 bin dolarını alamadan döndü. 

'Üçüncü sınıf insanlar gibiyiz'
Buraya geldiğimizde, tuvalete nasıl gideceğimi bilemiyordum. Kore dilinden anlamıyor, tek kelime İngilizce bilmiyorum. Ben ilk iki yıl, 24 saat fabrikada yaşadım. Günde 18 saat çalışıyor, fabrikada yiyor ve fabrikada yatıyordum. Bir ev kirası en ucuz 350 dolar, aylık en fazla bin dolar alıyorsun. Domuz etli yemeklerini yiyemiyorduk. Aylarca kola ve ekmekle beklendik. Eski çalıştığım fabrikanın sahibi sekiz aylık alacağımı kesti. İtiraz edemiyorsun çünkü fabrika sahibinin ihbarıyla hemen sınır dışı ediliyorsun. Burada bir arkadaşımız kazada öldü, cenazesi ortada kaldı. Başımız sıkıştığında birbirimize yardım etmek için Kore Türk Dostluk Derneği'ni kurduk. Başlangıçta binin üzerinde üyemiz vardı, şimdi üç yüze düştü. Seul kent merkezinde Türk olmak çok itibar görebilir ama biz burada diğer ülke işçileri gibi üçüncü sınıf insanız. 

'Simsarlara kanıp gelmeyin'
Beş yıllık çalışma vizesi alınca, kendimi çok sıkarak ayda 600 dolar para yerine ayda 400 dolar biriktirip daha rahat çalışmayı düşündüm. İki yıl fabrikada kaldıktan sonra eve taşındım. Ama E9 vizemiz iptal edilince ne yapacağımızı şaşırdık. Zaten hepimiz bu yaşam şartlarından kurtulmak için bir iş kurabilecek kadar biraz para biriktirip Türkiye'ye dönmeyi düşünüyorduk. Para biriktiremediğimiz için utancımızdan da memlekete dönemiyoruz. Burası Almanya gibi değil. Avrupa ülkelerine kaçak işçi olarak gidip birkaç sene kaldığınızda belli haklara sahip olabiliyorsunuz. Ama burada ne kadar kalsanız da hiçbir hak kazanamıyorsun. Koreliyle evlensen de vatandaşlık kazanamıyorsun. Vatandaşlık önemli çünkü 
o zaman toplam olarak 30 bin dolar kredi hakkı, sosyal güvenlik ve seyahat hakkı kazanıyorsun. Eğer iyi bir İş bulabilseydim kendi ülkemde bu kadar çalışmayla çok daha fazla para kazanabilirdim. Vatandaşlarımız bol para rahat hayat umutlarıyla simsarlara kanmasın, buraya gelerek paralarını kaptırmasın."

Kore'den hasret şiirleri
Ordu Fatsalı Erdem Katmer Seul'e insan tüccarları aracılığıyla giden bir genç. O da benzer yollarla Güney Kore'ye giden hemşehrileri gibi günde 18 saat bir tekstil fabrikasında çalışıyor. Uyku ve yemek yeme dışında bütün zamanı çalışmakla geçiyor Katmer'in. 
Kaçak durumda olan Katmer, 4 yıldır Seul'de. Çok nadir olan boş zamanlarında şiir ve şarkı sözü yazıyor. "Şiirlerim Türkiye'deki radyolarda okundu" diyen Katmer'in en büyük hayali biraz para biriktirip Türkiye'ye dönmek ve burada bir şiir kitabı çıkarabilmek. Katmer'in bir diğer isteği de şarkı sözlerine beste yapmak. Beş yıl önce Adıyaman'dan Kore'ye gelen Nevzat Erol'un simsarıysa kuzeni olmuş. Erol, kendisine aracılık eden teyzesinin oğluna 3 bin 500 dolar ödediğini söylerken, çaresizlikten kaçak işçi olarak Kore'de çalıştığını belirten Abuzer Aşkın'sa, "Adıyaman'dan bir insan tüccarı aracılığıyla Kore'ye geldim. Adıyaman'da 12 kardeşli bir çiftçi çocuğuyduk ve tarlanın geliri hiçbirimize yetmiyordu. Burada geceleri 13 saat çalışıyoruz ama gündüz 8 saat çalışan Koreliyle aynı ücreti alıyoruz." diyor.

(ALINTIDIR!)
http://www.radikal.com.tr/yasam/sevldeki_turkler_1-756579

6 yorum Blogger 6 Facebook

  1. Bu yazıyı yazan kişi anlaşılan oturduğu yerden yazmış. Hiçde bahsedildiği gibi değil fabrikalarda korelilerle eşit saatlerede eşit ücretlere çalışılıyor ayda en az 2400 dolar mesai yaparsanız 3000 doları geçiyor.Türklere saygı iyi. Ülkeye girişte biraz sakal olayı zora sokuyor tavsiyem sakalsız gelmeniz malum son işid olaylarından sonra biraz temkinliler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı yazan kişi oturduğu yerden yazmamıştır da. Belki de 11 yılda çok şey değişmiştir. Malum yazı 2005 yılında yazıldığı için. Ama bilgilerdeki güncelleme için teşekkürler. :)

      Sil
  2. Evet doğru ben en tepedeki tarihe bakıp yazdım. Doğru çok şey değişmiş mesela 8 saat çalışılıyo ortalama 90 dolar ile 130 dolar arasında değişiyo günlük ücretler. ben 2 aydır koredeyim 1 tane türk gördüm oda şehitlikte tesadüfen denk geldi.(Seule) hiç gitmedim

    YanıtlaSil
  3. arkadaşlar bende mevsimlik karpuz toplamaya gidicem lütfen yardımcı olurmusunuz günlük yevmiye 100 120 dolar arası bilginiz varsa aktarabilirmisiniz şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence buraya hıc bulasma neden dersen kıs mevsımı basladı her gun ıse cıkamassın gunluk 84 won 120 won arası degısıyor kıralar yeme ıcme pahalı haftada 3 veya 4 gun ıse cıksan ne olur cıkmasan ne olur o paraları turkıyede de kazanırsın yagmurlar basladı yaz gıbı degıl burası ben 3 gunden berı ıse gdemedım bırde 10 tatıl vardı hıc ıs yapmadık zor ulke burası

      Sil
    2. slm arkadaslar
      guney kore cok zor bır ulke neden dersenız burda gunluk 84 won 120 won arasında alacadgınız paralar degısıyor ıyı para dersınız ayla carparsınız 2000 bın dolar 3000 dolar dersınız oyle degıl buralarda sabah 05.00 kalkarsınız arbayt denen buralar var oraya gıdersınız beklersınız ılk basta arbayt korelıler ıs verır on dan sonra ozbekler.kazakıstan.kırgız.rus ve turkler ıs verır tabıkıde ıs kalırsa 01.10.2017 tarıhınde bayram basladı 10.10.2017 bıttı 10 gun calısmadınız 12.10.2017 yagmur yagdı ıs yok bu gun 14.10 2017 cogu fabrıka tatıl ıs yok anlıyacagız bu mevsımler de koreye gelenler ac kalır yemek sıkıntısı cok para kazanırsan gıder turk resturatlarında yer ama evıne para gonderemez burada 6 aydır burdayım cok turklerı gordum ac sefıl bende kaldım ac fabrıka ya ıse basladım yıyecek yemek yok bana gore domuz etı garıp garıp yemekler sabah.oglen .aksam hep pılav var lapa gıbı tuz suz bırde ben aldıgımparanın yarısından cogunu yemek yemek ıcın kuru erzak aldım 15 gun o fabrıkada calıstım sabah 08.00 baslıyorsunuz 10.00 da 15 dakka mola 12.00 oglen yemegı 15.00 15 dakka mola 17.00 ıs bıtımı gıder cok yorucu ıslerı her kez dayanamaz buralarda fılıpınlıler kopek gıbı calısıyorlar cok ucuz paralara dusunuzu alırsınız onda sonrada yemegınız varsa yersınız fabrıka ıcınde kaldıgınız evde tabıkı tek oda 3 veya 5 kısının kaldıgı yerde yemegınızıde yatmanızıda orda yaparsınız sunu da ekleyım bızım turkıye gıbı bazalarda yatmıyorlar yerde yatılıyor altında dosek yatıyorlar gece bocekler ısırıyor bacaklarınızı bocek ısırıgıda cabuk ıglesmıyor ben den bır tavsıye oturun oturdugunuz yerde turkıyemız guzel burda parasız kalsan kımsenen para alamassın turkıyede bakkaldan borc sıgara alabılırsın yıyecek bır seyler alabılırsın burda oyle bır sansınız yok

      Sil

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top