Bir kere dizi anlatmaya başladım mı duramıyorum. Birinden ötekine atlıyorum. Dedim madem eskiden izlediğim bütün dizileri anlatmayı düşünüyorum bugüne gelene kadar daha çoook yolum var. İçim rahat etmedi, baktım yazma hevesim de var oturdum yine blogun başına.


Rain'in izlediğim tek dizisidir bu dizi. A Love to Kill dizisini her arkadaş toplantısında tavsiye eden arkadaşlarıma her seferinde listeye ekledim izleyeceğim diyorum ama liste uzun anacım napalım sıra gelmiyor. Bir de ben öyle salya sümük ağlaklı dizileri sevmiyorum, önceden severdim ama artık fenalıklar geliyor yarıda bırakıyorum. Ama eğer ki duygusal olduğum ağlamak istediğim bir gün olursa diye aklımın bir köşesinde yazılı. Neyse bir diğer baş rol oyuncusu olan Song Hye Kyo'ya gelelim... Aslında yüzü daha aşina geliyordu bana sanki bir kaç yapımını daha izlemişimdir gibime geliyordu. Ama şimdi baktım da bu oyuncunun da tek izlediğim dizisi Full House imiş. Kızın boyuna 1.60 yazmışlar ama bence epey bir sallamışlar gibi, mümkün değil o kadar uzun olması. Ya da Rain'in yanında bir yanılsama oluyor bilemeyeceğim.


Dizi ilk izlediğimde oha bir dizi nasıl bu kadar güzel olur izlenimi yaratmıştı. Birkaç kez üst üste izlediğimi hatırlıyorum. Lakin bir kaç ay önce yeniden izleyeyim dedim böyle bir yabancılaştım diziye, bu muydu la o ayılıp bayıldığım dizi oldum. Eee bildiğin sıkıcı bu dizi. Sanki dizi oyunculara temizlik yaptırmak için çekilmiş, uzun uzun temizlik sahnelerinden gına geliyor. Olaylar ilerlemiyor, adamı fıtık ediyor. Hele ki günümüz dizileriyle karşılaştırınca vasat kategorisine bile girebilir zaman zaman. Ama dediğim gibi ilk yayınlandığı zamanlar seçenek azlığından belki de çok güzel gelmişti. Yine de hakkını yemeyelim şimdi dizinin, senaryo oldukça orijinal oluşu, oyunculukların kalitesi, karakterlerin şirinliği de cabası.



Adı: Full House
 Yönetmen: Pyo Min Soo
Yazar:  Min Hye Jeong
Yapımcı: Min Hye Jeong & Kim Jong Shik & Jeong Seong Hyo
Türü: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 16
Vizyon Tarihi: 16 Temmuz 2004
Şirket: KBS2





Esas kızımızın vefat eden ailesinden kalan tek yadigarı harika evidir. Ancak sahtekar arkadaşları onu kandırıp evini satarlar ve o da kapı dışarı edilmek zorunda kalır. Amma ve lakin evi alan kişi de bizim ünlü bir aktör olan esas oğlanımızdır. Önce evden atar falan ama sonra kızımıza acır. Evde temizlik yapması karşılığı evinde kalmasına izin verir. Bu sırada evini geri almaya çalışırken yanlış anlamalar, karışıklıklar sonucunda bu aynı evde yaşayan iki genç 6 aylığına anlaşmalı olarak evlenmek durumunda kalırlar. Bu anlaşmalı evlilik, klasik bir dizi gereği anlaşmalı olarak kalmayacaktır hep. E ateşle barut yan yana durmaz anacım. Zamanla bu ikisi birbirlerinden elektrik alacaklardır, acaba bir çay içsek mi düşünceleriyle boğuşacaklardır. Ama gençler birbirlerini beğenmiş sevmiş bırak dimi, yooook illa ki bir aşk çemberi oluşturacaklar. Kızımızın bir takıntısı, oğlumuzun bir kırığı derken olay içinden çıkılmaz bir hal alacaktır. Ama hepimizin de tahmin ettiği gibi gerçek aşkı kim yenebilir ki.



Kalıplaşmış romantik komedilerden çok da sıyrılamamış, zengin oğlan fakir kız klişesini başarıyla işlemiş bir dizidir. Çok yerden yere vurdum gibi geliyor azıcık da öveyim o zaman. Sevimliliği ve şirinliği dozunda, aşkı kaliteli bir şekilde anlatmış, belden aşağı konularda hassas davranmış, çoluk çocuğun ana bacının rahat rahat izleyebileceği masum mu masum bir dizidir. Sizden eğlenceli olmasın eğlenceli, yer yer komik bir dizidir aynı zamanda. İzleyenlerin ilk 10'unda yer alabilitesi yüksektir.

Sonuna da dizinin müziği gibi bir şey olmuş şu 3 ayı şarkısını da ekleyeyim bari... ^^



0 yorum Blogger 0 Facebook

Yorum Gönder

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top