Kardeşlik... Öncelikle şunu söyleyeyim bu filmi hala izlemediyseniz bu yazıyı okumayı falan bırakın gidin filmi izleyin. Ama illa ki önce bir okuyayım diyen olur diye ben yine de anlatayım sizlere. Kore Savaşı'nı anlatan bir filmdir. Savaşın maddi manevi her yönünü görebilmeniz mümkün bu filmde. Sanki siz savaştaymışçasına kendinizi kaptırabilirsiniz, öylesine gerçekçidir. Tabi ki oyuncuların on numara oyunculuk kabiliyetlerini de ne kadar övsek azdır. Başrollerdeki iki kardeşi canlandıran Jang Dong Gun ve Won Bin, bu filmde kariyerlerinde bir kaç basamak zıplamıştır. Film Kore seyircisi arasında yapılan her ankette istisnasız her seferinde ilk onda yer almıştır. Çoğu Korelinin favori filmi olarak sık sık anılmaktadır. Herhangi bir Koreliye bana en güzel filmlerinizden birini tavsiye et desen %90'ı bu filmi söyleyecektir. Zaten neredeyse 12 milyona varan izleyici sayısıyla da bu ilgiyi görebilirsiniz. Kore savaşına katılan bir millet olmamızın da etkisi olabilir tabi ki, ama filmde duygulanmamak elde değil. Şahsen ben her izlediğimde ağla ağla bir hal olurum.
Kore'nin o " birbirleriyle savaşan kardeşler" diye anılan savaşını daha iyi anlatan başka  bir film yoktur herhalde.

Adı: Tae Guk Gi: The Brotherhood of War
Yönetmen: Kang Je Kyu
Yazar: Kang Je Kyu & Han Ji Hoon
Yapımcı: Lee Ha Na & Lee Seong Hoon & Choi Jin Hwa
Türü: Savaş, Dram, Aksiyon
Süre: 140 Dakika
Yıl: 2004
Koreli sıradan halktan iki kardeşin hikayesidir bu film. Filmde üniversite okuyan küçük kardeş savaşa asker olarak anılır ve ayakkabı tamircisi olan abisi de küçük kardeşini korumak için gönüllü olarak kardeşiyle beraber savaşa gider. Ancak savaş alanına gittiklerinde abi, kardeşini koruma iç güdüsüyle inanılmaz biçimde savaştığı için üstleri tarafından ödüllendirilir. Ama zamanla savaştaki psikolojiyle abinin kardeşini koruma aracı olarak göğüs gerdiği durum onun amacı haline gelmiştir. Her ne kadar hala kardeşinin iyiliği için savaştığını söylese de savaş onu değiştirmiştir. Abisinin bu durumunu gören kardeş de bundan rahatsızdır. Daha sonra abinin nişanlısının yanlışlıkla düşman sanılması ve öldürülmesinin üstüne bir de kardeşinin de öldüğünü sanmasıyla abi iyice kendini kaybeder. Artık tek amacı düşman ya da dost insan öldürmektir. Dur durak bilmeyen bu kiniyle Kuzey tarafına geçecektir. Lakin hala hayatta olan kardeşi ise ona yaşadığını söyleyip bu kini durdurabilmek için yeniden cepheye gidecektir. Abinin cephede kardeşini tanımayıp ona saldırdığı bir sahne var ki, bende gözyaşı sel olup akmıştır o sahnede. Bu savaşın ne denli trajik olduğunu iliklerinize kadar  hissediyorsunuz.
Son olarak sevdiğim bir sözü söylemek isterim. Savaşlarda tek kazanan silah tüccarlarıdır...

"Bu savaşı hangi tarafın kazanacağı kimin umrunda?
Ne için öleceğini bilen var mı?
Böyle ölmeye değecek hiçbir şey olamaz."

0 yorum Blogger 0 Facebook

Yorum Gönder

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top