Denizler İmparatorluğu ve Sarayın Rüzgarı gibi dizilerden türeyen sınırlı üretim Kore hayranlarından sonra (ki ben ben de bu ilk üretim mamulü Kore hayranlarındanım) şimdiki Kore hayranlarının %50 si belki de daha fazlasının Kore hayranı olmasına vesile olan bir dizidir. Ve sağdan soldan duyduğuma göre TRT'nin reytinglerinde gözle görülür bir artışa neden olan bir dizidir. Bundan güç alan TRT ve diğer çeşitli medya kuruluşları da Kore dizilerine hücum etmeye başladılar.


İşte bu efsanevi diziyi bir de ben anlatmasaydım anısına saygısızlık yapmış gibi olacaktım. Lakin diziyi anlatmadan önce şöyle bir arka planından söz edeyim. Dizimizin bayan baş rolünde benim uzun süre en sevdiğim bayan oyuncu olan Yoon Eun Hye yer alıyor. Erkek baş rol oyuncusu ise Joo Ji Jun'dur. Bu ikili arasında dizi süresince dedikodular susmak bilmedi, sonunda da sevgili olduklarını açıklamışlardı. Hatta nişanlanıp evleneceklerdi ki prenses rüyadan uyandı ve ayrıldılar.

Şimdilerde ise Eun Hye popülerliğinden zerre kaybetmemiş hatta başarı üstüne başarı kazanan dizilerin aranan oyuncusudur. Ji Hun ise maalesef adı bir uyuşturucu skandalına karıştıktan sonra Korelilerin gözünde itibarını kaybeden, askere gittikten sonra da unutulan, bugünlerde Brown Eyes Girls üyesi Gain ile sevgili olduğunu açıklayan, son zamanlarda oyunculuk dünyasında ben varım demeye çalışan bir oyuncudur. Ama sanıyorum ki bir seneye kadar hayranlarının o muhteşem sevgisini geri alamasa da, eski popüleritesini kazanacaktır.


Adı: Goong
 Yönetmen: Hwang In Rwi
Yazar:  In Eun Ah
Yapımcı: Song Byeong Joon
Türü: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 24
Vizyon Tarihi: 11 Ocak 2006
Şirket: MBC


Şimdi sıra geldi dizimizi anlatmaya... Dizinin orijinal adı Saray'dır, ama bazen Prenses Saatler diye de anılır. Bununla birlikte Türkiye'de Düşlerimin Prensi diye anılır. Dizimiz orijinal bir tema üzerine oturtulmuş, romantizm ve aşkla harmanlanmış bir olay örgüsüne sahip şahane bir dizidir.


Dizimiz, eğer ki Kore hanedanı devam etseydi ne olurduyu senaristin kendi bakış açısıyla anlatmıştır. Bizim gibi Osmanlı Cumhuriyeti gibi bir film çekip yarısına bile dayanamadığın sıkıcı bir yapım olmamış bu tabi ki. Aksine komedi unsurlarıyla süslenmiş. Evet dedik ya Kore hanedanı devam etmekte ve genç prensimizin evlenmesi gerekmektedir. 


Dedesinin yıllar önce kendisinin hayatını kurtaran bir arkadaşına verdiği bir söz üzerine. Kızımız ve oğlumuz beşik kertmesi gibi daha bebeyken nişanlanmıştır. Ama bunca yıldır bunu bilmemektedirler. Her şey ortaya çıktığında ise ortalık karışacaktır. Bu ikisi elbette ki zorla olsa da evlenecektir ama tabi ki dizimizin çatışma noktaları da mevcut. 


 Prensimizin yıllardır aşık olduğu balerin bir kız mevcut. Prensin evlilik teklifini reddeden kızımız ilerde çok vuracaktır başını taşlara. Bu karakter yüzünden filmlerdeki ve dizilerdeki balerin karakterlere iyi de olsalar bir antipati beslemeye başladım. Dahası yıllar önce annesiyle sürgün edilen bir diğer genç prens de artık memleketine geri dönecektir, döner dönmez de veliaht prensimizin eşine yani kuzeninin karısına tutulacaktır. Bir taraftan taht oyunları sürerken bir taraftan aşkı öğrenecektir bu gençler.


Taht dediysek Game of Thrones beklemeyin tabi ki, dizimiz baştan aşağı şirinlik muskası, romantizm abidesi bir dizidir. Hatta arada böyle kriz gelir de açarım youtube da o en güzel sahnelere yeniden bakarım.  Standart Kore dizilerinden bir tık uzun olsa da bölümler size yetmeyecek keşke daha uzatsalarmış da çoluklarını çocuklarını, torunlarını torbalarını izleseydik diyeceksiniz. Tabi eğer ki daha izlemeyenler için geçerli bu sözlerim. Varsa öyle birileri hangi mağarada saklandılarsa çıksınlar artık insan içine. 

2 yorum Blogger 2 Facebook

  1. Kuşkusuz çoğu Kore veye Kpop fanının bugünlere gelmesini borçlu olduğu dizilerden biridir Düşlerimin Prensi. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'deki Kore hayranlarının yarısından fazlasının miladıdır. :D

      Sil

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top